Güzel Msn Nickleri Aşk Sözleri Mesajları Resimleri Rotating Header Image

Hamilelik dönemi şikayetlerini azaltın

Hamilelik dönemi şikayetlerini azaltın

Bulantı ve kusma, mide yanması, bel ağrısı gibi şikayetler anne adaylarının çoğunda görülür. Hamilelik döneminde yaşanan bu klasik şikayetlerin küçük değişikliklerle azaltılabilmesi ise mümkün…

Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Remzi Aydın, ‘Bulantı, kusma, sık idrara çıkma ya da bel ağrısı gibi gebelik döneminde yaşanan şikayetlerin sebepleri ve korunma yolları’ hakkında bilgi verdi.

BULANTI VE KUSMA
Gebeliğin özellikle başlarında oluşan bulantı ve kusmaların nedeni; Gebelik ile artmış olan bazı hormonların sindirim sisteminde oluşturduğu değişikliklerdir. Bazı kokular, yiyecekler, kahve, koyu çay, ani hareketler, tansiyon düşmesi ve duygusal stresler bulantı hissini oluşturabilir. Bu hissi azaltmak için yapılması gereken ana davranış, uyaranı uzaklaştırmaktır. Midenin boş kalmaması için sık (en az 6 öğün ) yemek, aşırı şişkinliği önlemek için yemek miktarını azaltmak, yağlı, hazmı zor ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmak ve duygusal gerginlik yaratan ortamlardan hızla uzaklaşmak gerekir. Bu bulgular tamamen normaldir, zamanla mutlaka geçecektir.

SIRTVE BEL AĞRILARI

Karın bölgesinde ortaya çıkan ağırlık artışını (yani gebelik) dengelemek üzere, sırt kasları daha fazla kasılmaya ve bel kavisi artmaya başlar. Kaslardaki aşırı yorgunluk ve bağlardaki gerginlik ağrı nedeni olabilir. Bunu engellemek için ergonomik koltuklar, düzgün oturma pozisyonu ve dinlenme araları son derece faydalıdır.

SIK İDRARA ÇIKMA
Hamilelik sürecinde oluşan yapım faaliyetleri metabolizma hızının yükselmesine, bu da atık madde artışına neden olur. Vücut bunları atmak üzere böbreklerin çalışmasını arttırır. Hormonal etkilerin de yardımı ile idrar kesesi daha sık kasılır ve sık idrar yapma isteği duyurur. Bunun tamamen normal olduğunu bilmek ve sıvı alımını kısıtlamamak çok önemlidir.

GÖĞÜSLERDE HASSASİYET

Gebelik süresince göğüslerlerde süt üretimini sağlamak üzere aşırı bir yapım ve gelişme yaşanır. Bu süreç meme dokusunda ısı artışı ve hassasiyet oluşumuna yol açar. Büyüyen göğüslerin ölçüsüne uygun sutyen kullanımı ve nemlendirici krem ile cilt bakımı ana önlemlerdir. Bu hassasiyetin geçici olduğu bilinmelidir.

AŞIRI YORGUNLUK
Hamilelik boyunca sürekli bir yapım faaliyeti olduğundan, vücudun dinlenme ihtiyacı artar. Buna direnmek yerine günde en az 8 saat uyku yanında kısa, örneğin 10 dakikalık dinlenme molaları almak ve açık havada yürüyüş yapmak en iyisidir. Yorgunluk hissi aşırı boyutlara varırsa enfeksiyon, depresyon gibi hastalıkların araştırılması için doktora başvurulması gerekir.

MİDE YANMASI
Gebelik hormonlarının etkisi ile midenin boşalması zorlaşırken, asidik içeriğinin yemek borusuna doğru çıkması ve burada yanma oluşturması sık rastlanılan bir durumdur. Bunu önlemek için yağlı ve hazmı zor yiyeceklerden uzak durmak, öğün miktarını azaltıp sıklığını arttırmak gereklidir.

Kıskançlığın dozu kaçmamalı!

Kıskançlığın dozu kaçmamalı!

Kıskançlık dozunda olduğunda ilişkiye faydalı olabilir. Ancak aşırı kıskançlık en mutlu çiftlerin bile sonunu hazırlar…

Karı koca arasındaki kavgaların en önemli sebeplerinden biridir kıskançlık… Ancak uzmanlar kıskançlığın temelinde kaybetme korkusunun olduğunu ifade ediyor.

Kıskançlık kadın ve erkekte farklı şekillerde ortaya çıkmakla birlikte sonuçta kaybetme korkusu baskın… Kıskançlık ayrıca tek bir duygudan oluşmuyor. İntikam, korku, endişe, öfke hatta bazen şiddet gibi duygular da kıskançlığa eşlik ediyor. Günlük hayattaki ufak tefek kıskançlıklar her iki taraf için de pek bir sorun oluşturmamakla birlikte üst üste geldiğinde ya da kısıtlayıcı bir hal aldığında profesyonel yardım almak en doğrusu…

Kıskançlık sürekli sevdiğiniz insanı düşünmek, onun hakkında bazı senaryolar üretmek, her an ‘acaba beni aldatıyor mu’ şeklinde kendi kendinizi yemek haline geldiyse, durum ciddi demektir.

Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan ilişkinin korunmasını bile sağlayabilir. Kişi karşındakine emek vermeye, onun kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yönelir. Ancak rahatsız edici ve mantık dışı boyutlara ulaştığında, çok zarar verici olabilir. Kıskançlığın etkilerini hafifletmek için yapılabilecekler var. İlişki terapisti Paula Hall, kıskançlığın etkilerini azaltmanın sabır ve çaba gerektirdiğini söylüyor.

Geçmişin etkileri
Çoğu zaman kıskançlığın altında geçmişte yaşanmış kötü tecrübeler, çocuklukta meydana gelen olaylar yatıyor olabilir. Hatta bazen siz bile farkına varmayabilirsiniz. Bu durumda bir uzman psikolog yardımı önem kazanır. Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir:

Kıskançlığınızın gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin. Onu neden kıskandığınızı düşünün. Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız ilişkinizi kötüleşmesine neden mi? Kendi kendinize telkin edin. Kıskançlık belirtileri hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu ve size saygı duyduğunu hatırlayın.

Evlenmeden önce bir kez daha düşünün!

Evlenmeden önce bir kez daha düşünün!

Birbirinize karşı yoğun duygular hissediyorsunuz ve çok yakın bir zamanda evlenmeyi planlıyorsunuz. Durun!.. Uzmanlar nikah defterine imza atmaya hazırlanan çiftleri uyarıyor.’Sevdiğinize ‘evet’ demeden önce bir kez daha düşünün!’

� 30 yaşından önce evlenmeyin: İstatistikler 30 yaşından sonra evlenen çiftlerin evliliklerinin daha uzun sürdüğünü gösteriyor.

� Önceki ilişkileri değerlendirin: Bu tecrübeler, size karşı cinste neye önem verdiğinizi öğretecektir.

� Umutsuz evlilikler yapmayın: Korku, güven duymak ya da evden uzaklaşmak için yapılan evlilikler uzun ömürlü olmuyor.

� Evleneceğiniz kişiyi tanıyın: Kim olduğunu gerçekçi şekilde saptayın ve sadece sizin istediğiniz kişi olması için çaba harcamayın.

� Denginizle evlenin: Karı-kocadan birinin diğeri üzerinde hakimiyet kurduğu evliliklerden hayır gelmiyor.

� En az bir yıl bekleyin: İstatistikler, acele evlenen kişilerin aynı hızla boşandıklarını ortaya koyuyor.

� Bağımlılığı olan kişilere dikkat: Sigara alışkanlığı gibi basit bağımlılıklar bile sorun yaratabilir.

� Diyalog kurabileceğiniz biriyle evlenin: Evlenmeden önce müstakbel eşinizle diyalog kuramıyorsanız, nikahtaki keramet pek bir işe yaramayacaktır.

� Heyecanı göz ardı etmeyin: Evlilikte heyecan ve ihtirasın gerekli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Eşinizi seçerken, önce kendinizi tanıyın

Eşinizi seçerken, önce kendinizi tanıyın

Sorunların çözümü için önce kendinizi sorgulamalısınız. Eşinizi neden seçtiniz, ‘onunla neden evlenmek istediniz?

İnsanlar hayatları boyunca birçok konuda seçim yapmak zorunda kalır ve bu seçimler onların hayatlarını belirler. En küçüğünden en önemlisine kadar birçok alanda seçimler yaparız. Kişi kendini tanıdığı oranda doğru tercihlerde bulunabileceği için, kendini tanımayan kişi yaptığı yanlış tercihlerin sonunda uğradığı hayal kırıklığı ya da başarısızlıkların sebeplerini de tam olarak anlayamaz.

Birçok insan yaşadığı sorunlarda kendi hatasının ne olduğuna bakmaksızın sürekli bir haklılık duygusu içinde yaşar, olumlu olayların kahramanı kendisi, olumsuzların kahramanı ise dış dünyadır.

HAYATIN DÖNÜM NOKTASI

Eş seçimi insan hayatının dönüm noktalarından biridir. Çünkü evlilik kararıyla eşlerden her biri o zamana kadar yaşadığı aile ortamından çıkıp bir başkasıyla yeni bir aile kurmaya adım atmış olur. Artık her ikisi de sadece kendilerine özgü yeni bir hayat tarzı belirlemek zorundadır ve bir hayat tarzı oluşturmak o kadar da kolay değildir. Çünkü her ikisi de birbirinden farklı anne babaların kurduğu ailelerden, farklı yaşam tarzlarından, farklı alışkanlıklardan gelmiştir. Bu farklılık çelişkelir getirebileceği gibi bazen mutluluk kaynağı bile olabilir.


BİR ADIM ATIN

Eğer evliliğinizde çeşitli problemler olduğunu düşünüyorsanız, bunun bir sonraki kuşağa taşınmasını engellemek için bir adım atın. Sorunların çözümü için önce kendinizi sorgulayın. Eşinizi neden seçtiğinizi, neden onunla evlenmek istediğinizi, evlenmeden önce eşinizi yeterince tanıyıp tanımadığınızı, evliliğinizin beklediğiniz gibi olup olmadığını düşünün. Bunları yaparken de elinizdeki anahtar ‘kendiniz” ve �kendinizi tanımanız” olsun.

Şiddetli kanama miyom habercisi olabilir

Şiddetli kanama miyom habercisi olabilir

Adet kanaması şiddetli ve uzun sürüyorsa altta yatan nedenin mutlaka araştırılması gerekir.

Bir adet döneminde ortalama 20-60 ml. kan kaybedilir. Adet kanamasının aralıklarını ve kanama süresini belirlemek kolay ama kanama miktarını ölçmek zordur. Adet miktarının 80 ml.’nin üzerine çıkması şiddetli adet kanaması olarak nitelendirilir. Bu durumda adet kanamasının süresi uzamış veya kanama süresi 7 günle sınırlı kalmasına rağmen kanamanın şiddeti artmış olabilir. Sağlıklı kadınların yaklaşık yüzde 10-15′inde bu sorun gelişebilir. Ortalama adet sıklığı 28 günde birdir, 25 günden kısa ve 35 günden uzunsa bir problem olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, düzensiz adet kanamaları ile ilgili bilgi verdi.

MİYOMLAR TEHLİKELİ Mİ?
Adet kanamalarının şiddetli olmasının başlıca nedenleri arasında hormonal denge bozuklukları gelir. Bu tür kanama pelvik veya sistemik bir hastalık olmaksızın ortaya çıkan rahim orijinli aşırı, uzamış veya sık kanamadır. Hiçbir nedenin bulunmadığı, rahim ve rahim içinin tamamen normal yapıda olduğu, hormon ve pıhtılaşma sisteminin normal fonksiyon gördüğü bu grup, disfonksiyonel kanama bozukluğu başlığı altında toplanır. Nadiren de olsa rahim kanserinin kendisi veya öncü lezyonları da bu tip anormal kanamalara yol açabilir. Ayrıca kanın pıhtılaşmasını ve kanamanın durmasını sağlayan pıhtılaşma sistemi denge bozukluklarında da adet kanamaları şiddetli olabilir. Miyomlar rahmin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu urlar olarak tanımlanır. Gerçek bir tümör olmadıkları için de metastaz yapmaz, yani bir organa yayılmazlar. Diğer taraftan miyomlar rahimde bulundukları yerlere göre farklı bulgular verirler. Saplı olan ve karnın içerisine doğru büyüyen miyomlar kanama bozukluğuna yol açmazken, rahim duvarını tutan veya rahim boşluğuna doğru büyüyen miyomlar kanama bozukluğunun sık rastlanan nedenlerinden birini oluştururlar.

TANI NASIL KONUR?
Detaylı bir hasta hikayesi alınması ve ultrasongrafik inceleme ile birçok patoloji ortaya konabilir. Altta yatan faktör miyom ise muayenede rahim büyümüş olarak bulunabilir. Poliplerin, miyomların ve kanserin tanısında rahim içine sıvı verilerek yapılan ultrason incelemeleri ile daha ileri tetkik olan histeroskopi ile rahmin içini bir kamerayla görüntüleyen işlem önemli bir yer tutar.

Miyom söz konusu ise genç, doğum yapmamış kadınlarda miyomektomi denilen sadece miyomun çıkarılması tercih edilirken, hormonal tedaviye yanıt vermeyen ileri yaş hastalarda çocuk doğurma isteği de tamamlanmışsa, yumurtaları bırakarak sadece rahmin alınması gerekebilir.

ALTERNATİF TEDAVİ
Tedaviye yanıt vermeyen aşırı kanamalarda alternatif olarak, rahmin iç yüzeyinin ısı veya elektrik enerjisinden yararlanılarak yakılması düşünülebilir. Poliplerin rahim ağzından dışarıya çıkacak kadar büyük olanları, dibinden tutularak cerrahi olarak çıkartılabilir. Genç kadınlarda şiddetli adet kanaması dışında kısırlığa neden olabildikleri için cerrahi olarak çıkarılması gerekir. Menopoz döneminde ve menopoz sonrası dönemde poliplerin tedavileri ayrı bir anlam kazanır, polipler bu dönemde kanser ile birlikte gelişebilir. Tüm poliplerde yüzde 10 oranında 1-10 yıllık süreçte kanser gelişimi de gözlendiğinden çıkarılmaları şarttır.

3 haftada 5 kilo incelin

3 haftada 5 kilo incelin

Kilo vermek kadar gelinen kiloyu korumak da önemli. Dr. Murat Topoğlu’nun vermek istediğiniz kiloya uygun diyet reçeteleri ve yemek tarifleriyle bu mümkün…

Obezzite, çağımızın hem en büyük bir hastalığı olmanın yanı sıra 50′nin üzerinde değişik hastalıklara yol açtığı da artık biliniyor. Amerika’da şişmanlık oranı nüfusun neredeyse %60′ını oluşturuyor. Yapılan bir araştırmada Türkiye’de 25 yaşın üzerindeki kadınlarımızın yaklaşık %40 ı, erkeklerimizin ise %20 si fazla kilolu sınıfına giriyor.

Mutlaka üç öğün

İşin özü, belirli yiyecekleri diyetinizden çıkarmaktan ibaret. Her şeyden önce diyet süresince tek bir öğünü bile kaçırmamanız şart. Eğer “Ne olacak canım, yemeyiveririm” derseniz, metabolizmanız rotasından çıkar ve bir sonraki öğünde yağ rezervlerini artırmak için elinden geleni yapar. Bu nedenle günde mutlaka üç öğün yemelisiniz. Sabah ve öğlen hiçbir şey yemeyip, akşam yemeğinde bütün günü telafi etmek için karnınızı tıka basa doldurmamaya dikkat etmelisiniz.

3 haftada 5 Kg. incelten diyet

Pazartesi
Sabah : 1 dilim ekmek, bir parça yarım yağlı peynir çay, kahve, ada çayı, ıhlamur yoğurt (şekersiz)
Öğle : Bir kase salata; yanında yoğurt limon az tuz sirke nar ekşisi
Akşam : Bir tabak ıspanak yanında yoğurt

Salı
Sabah : Bir armut 10 adet light bisküvi
Öğle : Bir kase cacık (az tuzlu yağsız)
Akşam : 5 adet ekmeksiz hazırlanmış köfte

Çarşamba
Sabah : Bir adet greyfurt
Öğle : 100 gr haşlama veya fırında tavuk
Akşam : Bir tabak fırında mantar

Perşembe

Sabah : Bir dilim kepek ekmeği 3-4 siyah veya yeşil zeytin
Öğle : Bir tabak mevsim salatası
Akşam : Bir tabak yağsız menemen

Cuma

Sabah : 10 adet light çubuk kraker, Bir meyve suyu (sıkma)
Öğle : Bir tabak sebze musakka (tatlı kaşığı zeytinyağlı)
Akşam : 1 porsiyon bonfile ızgara

Cumartesi

Sabah : Peynirli sandviç
Öğle : 1 simit yanında çay (şekersiz)
Akşam : 1 porsiyon bonfile tavuk

Pazar

Sabah : 2 adet meyve
Öğle : Salata ve süzme yoğurt 1 kase
Akşam : 2 adet tavuk but veya 2 adet kanat yağda kızartılmayacak

Bu diyet sırasında haftada 3 kez yürüyüş veya egzersiz yapılmalı. Günde 2-3 litre(10-15 bardak) su mutlak içilmelidir. Diyete bu şekilde 3 hafta devam edilmelidir.

Cildiniz göz kamaştırsın!

Cildiniz göz kamaştırsın!

Cildinizin uzun süre parlak, canlı ve gergin kalmasını ister misiniz?

Cildinizin parlak, canlı ve gergin kalmasını bunun için çok fazla zaman harcamanıza, market market dolaşmanıza gerek yok. Kolayca bulunan sebze ve meyveleri öğünlerinize eklemeniz yeterli…

• Spagetti sosuna havuç rendeleyin. Varlığını bile fark etmeyeceksiniz ve içerdiği karoten cildinizi besleyecek.

• Ispanağın taze yapraklarını salata için ayırın. Ispanak diğer marul, göbek gibi salata çeşitlerinden daha fazla karoten içerir.

• Yumuşak meyveleri, yoğurtla ve taze meyvelerle karıştırın. Kayısı, şeftali, mango, papaya gibi meyveler günlük beslenmenizdeki karoteni yükseltir.

• Garnitür için şarap bardağının içinde soğutulmuş ya da şampanya serpilmiş ve nane eklenmiş garnitür kavun gibi özel tatlılar cildiniz için yararlıdır.

• Akşam yemeği öncesi atıştırmak için dolapta hazır olarak brokoli bulundurun. Herkesin seveceği şekilde hafifi yağlı olarak servis edin.

• Meyveleri her akşam yemeğinin parçası yapın. Gece için taze ve soğutulmuş meyveleri salata olarak önceden hazırlayın. Yeni lezzetler için mango, papaya gibi tropikal meyveleri seçin. Tropikale yönelin.

• Pastaya veya domates salatasına, brokoli ve taze ıspanak ekleyin. Bunlar hemen hemen her tarife uygundur. Sulu salatalarda domates yerine papaya da konulabilir. Sadece lezzet değil, bol miktarda karoten de almış olacaksınız. Aynı eski portakal suları ya da elma suları yerine, ufkunuzu genişletin ve karoteni yüksek meyve sularını tercih edin.

Gebeliğe yaş engeli

Gebeliğe yaş engeli

ilerleyen yaş kadındaki yumurtaların sayısını ve kalitesini etkileyerek gebelik başarısını düşürüyor. 40 yaşından sonra tüp bebekle bile hamilelik şansı çok az. Gebelik için en ideal dönem 20-25 yaş arası.

Stres kısırlığa neden olabilir mi?

Stres kısırlığa neden olabilir mi?

Yapılan son çalışmalar stresin üreme yeteneğini azalttığını ortaya koyuyor. Stres sırasında salgılanan adrenalin, prolaktin gibi hormonlar tüm vücutta değişiklikler yapar. Bundan etkilenen bölgelerden biride beyinde yumurtlama fonksiyonunu yöneten hipofiz bezidir. Her ay kadın yumurtalıklarından yumurta atılmasını idare eden hipofiz bezinin etkilenmesi hormonal dengeyi bozar. Bunu sonucunda her ay yeni baştan programlanan düzenli yumurtlama bundan etkilenir. Bu da adet düzeninin bozulmasıyla kendini gösterir.

Varisin türüne göre tedavi

Varisin tedavi edilmesi gerekiyor. Çünkü yırtılması hayati tehlike yaratabilir. Bu yüzden varisin türüne göre tedavi planlanmalı. Çoklu bölgesel varislere köpük tedavisi yapılıyor, büyük olanlara ise bir kaç teknik bir arada uygulanıyor.

Deri lazeri yapıldıktan sonra nelere dikkat etmeli?

Hasta kaplıca gibi sıcak bir ortamda bulunmamaya büyük özen göstermeli. Ayrıca bir kaç gün bacak bacak üstüna atmaktan kaçınmalı. Soba ya da kaloriferin yakınında fazla bulunmamalı.

Lazer tedavisi cillte yanıklara yol açabilir mi ?

Cilt iyi soğultulmazsa hemen hemen tüm vakalarda yanıklar ortaya çıkabilir. Cildin soğutulması için ya dıştan jel uygulaması yada jelle birlikte soğuk hava uygulaması veya sadece soğuk hava tatbiki ciltteki yanıkların ortaya çıkmaması için yeterli olur.

Varis vücudun hangi bölgelerinde görülür?

Varisin kelime anlama toplardamarın genişlemesidir. Erkeklerde testislerde görülen varise varikosel denir. Anal kandaki toplardamarın genişlemesine ise hemoroit adı verilir. Varis dendiği zaman alt ekstremlerde ortaya çıkan toplardamar genişlemeleri akla gelir.

Varisin ilaçla tedavi edilebilmesi mümkün mü ?

Maalesef, varis ilaçla tedavi edilemez. Çünkü varis şekilsel bir bozukluktur. Bu şekilsel bozukluk nedeniyle dolaşım bozuklukları ortaya çıkar ve bacaklarda ödem oluşur.

Varis tekrarlar mı ?

Varis iyi tedavi edilmezse bölgesel sorunlar tekrarlayabilir. Varise neden olan faktörler ortadan kaldırılmazsa varis yeniden ortaya çıkar.

Tedavi edilmezse varis ne olur ?

Bir çok ihtimali içeren bir durumdur. Varisler herhangi bir travma sonucu yırtılırsa kan kaybına bağlı hayati tehlike ortaya çıkabilir. Varis yırtıldığında hasta yanlızsa sırt üstü yatıp ayağını yukarı doğru kaldırmalıdır. Yanında biri varsa aynı pozisyonda kanayan bölge temiz bir kumaşla baskılanmalıdır.

Page 125 of 125« First...102030121122123124125