<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güzel Msn Nickleri Aşk Sözleri Mesajları Resimleri &#187; sağlık</title>
	<atom:link href="http://blog.bizsohbet.net/kategori/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.bizsohbet.net</link>
	<description>Güzel sözler kısa aşk sevgi sözleri mesajları msn nickleri resimleri hikayeleri şiirleri hazır anlamlı etkileyici komik sözler mesajlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 14:36:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sağlıkcı Zararda</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/09/saglikci-zararda/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/09/saglikci-zararda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 07:35:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=1463</guid>
		<description><![CDATA[Türk Sağlık Sen tarafından, sağlık çalışanlarının yıllık izinlerde uğradıkları ekonomik kayıplara ilişkin bir araştırma yapıldı. Buna göre, yıllık izinlerinde döner sermaye alamayan sağlık çalışanları mesleklerine göre 400 TL ile 4 bin TL arasında ekonomik kayıp yaşıyor. Araştırmada, tatile çıkan doktorun aylık kaybının 4 bin TL&#8217;ye kadar yükselebildiği, bu rakamın hemşireler için 800, ebeler için 700, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sağlık Sen tarafından, sağlık çalışanlarının yıllık izinlerde uğradıkları ekonomik kayıplara ilişkin bir araştırma yapıldı.<br />
Buna göre, yıllık izinlerinde döner sermaye alamayan sağlık çalışanları mesleklerine göre 400 TL ile 4 bin TL arasında ekonomik kayıp yaşıyor. </p>
<p>Araştırmada, tatile çıkan doktorun aylık kaybının 4 bin TL&#8217;ye kadar yükselebildiği, bu rakamın hemşireler için 800, ebeler için 700, işe yeni başlayan bir sağlık çalışanı için ise 400 TL olduğu gerçeği ortaya çıktı.<br />
Türk Sağlık Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, araştırma sonuçlarını değerlendirirken, &#8220;Sağlık çalışanları bir yılın yorgunluğunu 1 aylık tatilde atmak istiyor. Fakat ne yazık ki döner sermayeleri kesildiği için tatile çıkamıyorlar. Ekonomik krizin etkisinin tüm varlığını hissettirdiği bu dönemde kredi borcu olan, taksit ödeyen sağlık çalışanlarına tatil artık hayal oldu. Sağlık Bakanı&#8217;na sorunu aktardık. Kendisi çözüm bulunacağını ifade etti. Dileriz bu çözüm bir an önce bulunur&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/09/saglikci-zararda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KANSER Tarihe Karışacak</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/05/kanser-tarihe-karisacak/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/05/kanser-tarihe-karisacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 23:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=1168</guid>
		<description><![CDATA[Belçikalı bilim adamı Dr. Paul Janssen anısına konulan araştırma ödülü, kanser ve diyabet tedavisi alanındaki araştırmaları dolayısıyla Almanya’daki Max Planck Biyokimya Enstitüsü Moleküler Biyoloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Axel Ullrich’e verildi. Londra’da düzenlenen 6’ncı Dünya Bilim Gazetecileri Konferansı’nda konuşan Axel Ullrich, “Ben 25 yılda sadece iki ilaç geliştirebildim. Uzun ve yorucu bir süreç. Henüz kansere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belçikalı bilim adamı Dr. Paul Janssen anısına konulan araştırma ödülü, kanser ve diyabet tedavisi alanındaki araştırmaları dolayısıyla Almanya’daki Max Planck Biyokimya Enstitüsü Moleküler Biyoloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Axel Ullrich’e verildi.<br />
Londra’da düzenlenen 6’ncı Dünya Bilim Gazetecileri Konferansı’nda konuşan Axel Ullrich, “Ben 25 yılda sadece iki ilaç geliştirebildim. Uzun ve yorucu bir süreç. Henüz kansere çare bulamadık. Binlerce doktor bunun için uğraşıyor. Eminim ki yakın bir zamanda kansere çare bulunacak” dedi. Çalışmaları dolayısıyla bugüne kadar birçok ödüle layık bulunan Ullrich, 75 binden fazla aktarma ile son 25 yılda dünyada en fazla atıfta bulunulan 10 bilim insanından biri oldu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/05/kanser-tarihe-karisacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırmızı Biber Mücizesi</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/05/kirmizi-biber-mucizesi/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/05/kirmizi-biber-mucizesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 22:45:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=1141</guid>
		<description><![CDATA[Sanılanın aksine portakal ve turunçgillerin değil, kırmızı biberin C vitamini deposu olduğu açıklandı. Bir avuç yendiği takdirde günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 100-150 kadarını karşılayan kırmızı biberin taze tüketilmesi veya kısık ateşte zeytinyağı ile pişirilmesi öneriliyor. Kırmızı biberin artrit, kanser, kalp hastalıkları ile üreme problemlerine karşı önemli bir besin olduğu belirtiliyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanılanın aksine portakal ve turunçgillerin değil, kırmızı biberin C vitamini deposu olduğu açıklandı.<br />
Bir avuç yendiği takdirde günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 100-150 kadarını karşılayan kırmızı biberin taze tüketilmesi veya kısık ateşte zeytinyağı ile pişirilmesi öneriliyor. Kırmızı biberin artrit, kanser, kalp hastalıkları ile üreme problemlerine karşı önemli bir besin olduğu belirtiliyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/05/kirmizi-biber-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TRABZONDA EGEMEN Lik ZAMANI</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/03/trabzonda-egemen-lik-zamani/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/03/trabzonda-egemen-lik-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 12:12:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=902</guid>
		<description><![CDATA[Trabzonspor&#8217;da takım kaptanı tecrübeli savunma oyuncusu Egemen Korkmaz oldu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, yeni sezon hazırlıklarını Davraz&#8217;da sürdüren Bordo &#8211; mavili ekipte takım kaptanlığı görevinin Teknik Direktör Hugo Broos&#8217;un talebi ve yönetim kurulunun onayıyla Egemen&#8217;e verildiği bildirildi. Kararın Teknik Direktör Broos tarafından bugün sabah antrenmanı sonrası yenen yemekte futbolculara tebliğ edildiği kaydedildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
Trabzonspor&#8217;da takım kaptanı tecrübeli savunma oyuncusu Egemen Korkmaz oldu.<br />
Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, yeni sezon hazırlıklarını Davraz&#8217;da sürdüren Bordo &#8211; mavili ekipte takım kaptanlığı görevinin Teknik Direktör Hugo Broos&#8217;un talebi ve yönetim kurulunun onayıyla Egemen&#8217;e verildiği bildirildi. </p>
<p>Kararın Teknik Direktör Broos tarafından bugün sabah antrenmanı sonrası yenen yemekte futbolculara tebliğ edildiği kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/07/03/trabzonda-egemen-lik-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçı boyarken bunlara dikkat!</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/saci-boyarken-bunlara-dikkat/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/saci-boyarken-bunlara-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 18:54:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[Kimyasal boyalar mı, yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazlan gizlemek veya sadece bir ışıltı oluşturmak için&#8230; En uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınma­lı? Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım? Sağlıklı saçın yapısı Saçı oluşturan 5 temel element var: • Protein yüzde 83-87 • Nem yüzde 3 • [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kimyasal boyalar mı, yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazlan gizlemek veya sadece bir ışıltı oluşturmak için&#8230; En uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınma­lı? Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım? </p>
<p>Sağlıklı saçın yapısı </p>
<p>Saçı oluşturan 5 temel element var: </p>
<p>• Protein yüzde 83-87<br />
• Nem yüzde 3<br />
• Tuz<br />
• Şeker<br />
• Yağ Asidi </p>
<p>Saç canlı bir organizma olmadığı için bu elementler korunmalı. Saçın ve cildin ideal pH seviyesi pH 4,5 – 5,5 arası. </p>
<p>3 ana kimyasal boya var </p>
<p>• Üç ana kimyasal boya var: Direkt, Kalıcı ve Ton Sür Ton Boyalar. </p>
<p>*Direkt boyalar saçı değiştirmez. Doğrudan saç telinin dış yüzeyine sabitlenirler. Boya negatif, saç pozitif yüklü olduğundan birbirlerine mıknatıs gibi yapışarak saça sabitlenirler. Bu boyalar saçın renginin açılmasına veya beyaz saçların örtülmesine izin vermez ancak saçta yansımalar sağlar. </p>
<p>Kalıcı boyalar olarak bilinen oksidasyon bazlı boyalar saç teline nüfuz eder. Bunlar, saçın ve özellikle saça rengini veren melaninin yapısını değiştirir. Bu boyalar iki bileşik ile iş birliği halinde etkilerini gösterir: oksijenli su (oksidan) ve amonyak (alkalin). Amonyak, saç teline kimyasal boyanın girmesine izin verecek şekilde saçın kabuğunu açar. Kabuklar açıldıktan sonra amonyak uçar. </p>
<p>Ton sür ton olarak adlandırılan boyalar ise, yukarıda anlatılan direkt boyalar ve oksidasyon bazlı boyaların ortalarında bir yerde bulunur. Amonyak içermezler ama oksijenli su içerirler. </p>
<p>Doğal boyalar saçı kuvvetlendiriyor </p>
<p>Kına en bilenen doğal saç boyası. Avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmaması. Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına; Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan&#8217;da yetiştirilen bir bitkiden elde ediliyor. Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken esmer veya turuncu tonlarında. Bunlardan da maun ve kumral yansımalar elde ediliyor.Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılıyor. Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmadığından bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gidiyor. </p>
<p>Organik saç boyaları &#8220;organik&#8221; değil! </p>
<p>• Doğal olduğu iddia edilen ürünlerde BDIH (kontrol edilmiş doğal kozmetik) sertifikası aranmalı. Sentetik koku, renk ve konserve edici madde parafin ve diğer petrol kökenli maddeler içermemeli. </p>
<p>• Ambalajında &#8220;organik&#8221; yazan her boyanın organik olmadığı, özellikle kimyasal saç boyası kullanmaları kadın-doğum uzmanlarınca önerilmeyen hamile kadınlar bu konuda dikkat etmeli. </p>
<p>Saç boyaları kanserojen mi? </p>
<p>• Yiyip içtiklerimizin &#8220;içindekiler&#8221; listesine bakıyoruz ama vücudumuza sürdüğümüz bakım ürünlerinin, boyaların, krem ve parfümlerin içinde ne olduğuna bakmak pek aklımıza gelmiyor. Oysa, derimiz de üzerinde bulunan maddeleri kan dolaşımına aktarma kabiliyetine sahip. </p>
<p>• Saç boyası üretiminde kullanılan kimyasallardan 22 tanesi Avrupa ülkelerinde yasaklandı. Amerikalı bir çevre örgütünün incelemesinde birçok saç boyasının &#8220;çok zararlı&#8221; olduğu görüldü. </p>
<p>• Kafaya pek takmadığımız bu &#8220;içinde ne var&#8221; sorusu, Amerikalı çevre örgütü EWG&#8217;nin kafasına çok takılmış. Binlerce kozmetik ürününü inceleyip içinde hangi maddeler olduğuna bakmışlar. </p>
<p>• Aslında bu gizlenen bir şey değil, küçücük harflerle de olsa çoğu ürünün üstünde yazıyor. Yaptıkları şey daha ilginç; içindekiler listesinde bulunan kimyasalların sicilini de dökmüşler. </p>
<p>Boyanın içinde bu maddeler varsa dikkat! </p>
<p>Bu 22 kimyasal maddeyi içeriyorsa saçınıza sürdüğünüz boya size zarar veriyor. İşte o liste: </p>
<p>• 6-Methoxy-2,3-Pyridinediamine<br />
• 2,3-Naphthalenediol<br />
• 2,4-Diaminodiphenylamine<br />
• 2,6-Bis(2-Hydroxyethoxy)-3,5-Pyridinediamine<br />
• 2-Methoxymethyl-p-Aminophenol<br />
• 4,5-Diamino-1-Methylpyrazole<br />
• 4,5-Diamino-1-((4-Chlorophenyl)Methyl)-1H-Pyrazole Sulfate<br />
• 4-Chloro-2-Aminophenol<br />
• 4-Hydroxyindole<br />
• 4-Methoxytoluene-2,5-Diamine<br />
• 5-Amino-4-Fluoro-2-Methylphenol Sulfate<br />
• N,N-Diethyl-m-Aminophenol<br />
• N,N-Dimethyl-2,6-Pyridinediamine<br />
• N-Cyclopentyl-m-Aminophenol<br />
• N-(2-Methoxyethyl)-p-phenylenediamine<br />
• 2,4-Diamino-5-methylphenetol<br />
• 1,7-Naphthalenediol<br />
• 3,4-Diaminobenzoic acid<br />
• 2-Aminomethyl-p-aminophenol<br />
• Solvent Red 1 (CI 12150)<br />
• Acid Orange 24 (CI 20170)<br />
• Acid Red 73 (CI 27290) </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/saci-boyarken-bunlara-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalarına Müjde</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/kalp-hastalarina-mujde/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/kalp-hastalarina-mujde/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 18:52:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=423</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de ilk kez kalp AORT kapağı, açık kalp ameliyatı olmadan değiştirildi. Kalp kapakçığı Kasıktan uygulanan yöntemle değiştirilen 2 hastanın durumu iyi. Bu yeni yöntemin uzun vadede açık kalp ameliyatına alternatif olabileceği belirtiliyor. Türkiye&#8217;de ilk kez iki hastanın kalp kapağı, göğüs açılmadan, lokal anesteziyle, kasıktan girilerek değiştirildi. Operasyonu, 18 kişilik Amerikan Hastanesi Kalp Cerrahisi ekibi gerçekleştirdi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de ilk kez kalp AORT kapağı, açık kalp ameliyatı olmadan değiştirildi. Kalp kapakçığı Kasıktan uygulanan yöntemle değiştirilen 2 hastanın durumu iyi.</p>
<p>Bu yeni yöntemin uzun vadede açık kalp ameliyatına alternatif olabileceği belirtiliyor. Türkiye&#8217;de ilk kez iki hastanın kalp kapağı, göğüs açılmadan, lokal anesteziyle, kasıktan girilerek değiştirildi. Operasyonu, 18 kişilik Amerikan Hastanesi Kalp Cerrahisi ekibi gerçekleştirdi. </p>
<p>&#8220;Tavi&#8221; adı verilen bu yöntem yüksek risk nedeniyle açık kalp ameliyatı olamayanlar için umut kaynağı oldu. </p>
<p>Taşıdıkları yüksek riskler nedeniyle açık kalp ameliyatı şansı bulunmayan 79 yaşındaki erkek ve 80 yaşındaki kadın hasta işlemden sonra, yoğun bakım ünitesinde 24 saat gözlem altında tutuldu. Ertesi günü normal servise alındı. Bir haftada taburcu edildi. </p>
<p>Ekibin şefi Dr. Genco Yücel, şimdiye kadar kalp kapakçığı değişiminde açık ameliyatın zorunlu olduğunu, ancak bu hastaların yüzde 30-40&#8242;nın riskleri yüzünden ameliyat edilemedeğine dikkat çekti. </p>
<p>Dr. Yücel, &#8220;Tavı dediğimiz işlem AORT kapak darlığı olan ve ameliyat olamayan hastalarda göğüsten direkt kalbe girilip kataterlerle kalp kapakçığını değiştirmeye yarayan işlem.Türkiye&#8217;de ilk kez kasıktan girilerek biz bunu uyguladık&#8221; dedi. </p>
<p>Kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Tufan Pak kalp kapağı tedavisinde cerrahinin hala &#8220;altın standart&#8221; olduğunu ancak özellikle 80 yaş ve üzeri akciğer, böbrek, kalp yetersizliği gibi sorunları bulunanlar için Tavi&#8217;nin ilk seçenek olduğunu belirtiyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/kalp-hastalarina-mujde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kiraz ın Mücizesi</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/kiraz-in-mucizesi/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/kiraz-in-mucizesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 18:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl bol miktarda ve kaliteli rekolte elde edilen kirazın, B ve C vitaminleri açısından zengin olduğu, antioksidan etkisiyle bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kanı sulandırdığı, kaynatılan sapının ise idrar söktürücü özelliği bulunduğu bildirildi Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Diyetisyeni Özgen Arı, yaptığı açıklamada, yaz meyvesi olan kirazın, hasadının başlamasıyla son günlerde manavlarda ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl bol miktarda ve kaliteli rekolte elde edilen kirazın, B ve C vitaminleri açısından zengin olduğu, antioksidan etkisiyle bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kanı sulandırdığı, kaynatılan sapının ise idrar söktürücü özelliği bulunduğu bildirildi</p>
<p>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Diyetisyeni Özgen Arı, yaptığı açıklamada, yaz meyvesi olan kirazın, hasadının başlamasıyla son günlerde manavlarda ve sofralardaki yerini aldığı söyledi. </p>
<p>Kirazın meyve ve sapının ayrı ayrı yararlı olduğunu belirten Arı, &#8221;B ve C vitaminleri ile magnezyum ve kalsiyum açısından zengin olan meyvesi, bu vitaminler ve antioksidan etkisiyle soğuk algınlığına iyi geliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Tüm kanser türlerine karşı direnç sağlıyor. Ayrıca kanı sulandırıcı etkisi var&#8221; dedi. </p>
<p>Kirazın sapının kurutulduktan sonra kaynatılmasıyla elde edilen çayın da içildiğini ifade eden Arı, şu bilgileri verdi: </p>
<p>&#8221;30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlanabilecek bu çayın, yani idrar söktürücü ve bağırsak düzenleyici özelliği bulunuyor. Böbrekleri çalıştırarak, ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor. Böylece romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğine karşı olumlu etki yapıyor.&#8221; </p>
<p>Bitkilerin ilaçların ham maddesi olduğuna dikkati çeken Arı, &#8221;Bu nedenle her meyve ve bitki ile bunlardan yapılan çay gibi ürünlerin, ilaçlarda olduğu gibi uygun dozlarda tüketilmesi gerekli. Aksi halde fayda yerine zarar getirebilir. Kirazı ve çayını da böbrek hastalarının dikkatli tüketmesi önemli&#8221; diye konuştu. </p>
<p>-SAİMBEYLİ&#8217;DE ÜRETİCİNİN YÜZÜ GÜLDÜ- </p>
<p>Kirazı ile ünlü Adana&#8217;nın Saimbeyli ilçesi Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Uyanık ise bu yıl ürün rekoltesinin çok yüksek olduğunu, ilçede yaklaşık bin ton civarında rekolte beklediklerini ve bunun en az 500 tonunun başta Rusya olmak üzere, Fransa, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerine ihraç edileceğini belirtti. </p>
<p>Bu yıl ürünün kalitesinin de çok iyi olduğunu belirten Uyanık, &#8221;İklim şartları çok iyi gitti. Birinci kalite ihraçlık &#8216;Ziraat 900&#8242; kiraz, 3,9 TL baş fiyattan üreticiden alınmaya başlandı. Yurt içi piyasaya sunulan Napolyon tipi kiraz ise 1,5 TL&#8217;den alıcı buluyor&#8221; dedi. </p>
<p>Modern yöntemle tarım yapılan bahçelerin, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından da kontrol altında tutulduğunu belirten Uyanık, &#8221;Zararlı ürün kullanmadan tamamen organik üretim yapıyoruz. Saimbeyli kirazı, 5 santimetrelik uzun sapıyla rağbet görüyor. Bu sap sayesinde taşınma sırasında zedelenmiyor ve dalındaki güzelliğiyle tüketiciye ulaşıyor&#8221; diye konuştu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/kiraz-in-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutlakka Okumalısınız</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/mutlakka-okumalisiniz/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/mutlakka-okumalisiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 18:02:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=403</guid>
		<description><![CDATA[Mesainin bitmesi için saniyeleri sayıyor, biran önce eve gitmek istiyor olabilirsiniz. Tamam ama, madem ki çalışmak zorundasınız, bu süre içinde “çevre” için faydalı birşeyler yapın. En azından “iş” nedeniyle çevrenin daha fazla kirlenmemesi için çaba harcayın. Bunun için iş hayatınızda çok büyük değişiklikler yapmanıza gerek yok. Başlangıç için 10 adımlık öneri listemiz; 1- Ofiste enerji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mesainin bitmesi için saniyeleri sayıyor, biran önce eve gitmek istiyor olabilirsiniz. Tamam ama, madem ki çalışmak zorundasınız, bu süre içinde “çevre” için faydalı birşeyler yapın. En azından “iş” nedeniyle çevrenin daha fazla kirlenmemesi için çaba harcayın.</p>
<p>Bunun için iş hayatınızda çok büyük değişiklikler yapmanıza gerek yok. Başlangıç için 10 adımlık öneri listemiz; </p>
<p>1- Ofiste enerji tasarruf eden ampuller kullanın. Florasan lambalar ya da LED’li ampuller bu iş için ideal. </p>
<p>2- Pet şişelerden kurtulma zaman </p>
<p>Her yıl milyonlarca pet şişe doğaya atılıyor. İşte su içmek istediğinizde hemen gidip pet şişedekileri satın almak yerine, damacanadaki suyu bardağa doldurmayı deneyin. Hem yerinizden kalkmak için de bir fırsat olur. </p>
<p>3- Yenilenebilir enerji kaynakları hakkında bilgi edinin. </p>
<p>Yurtdışındaki internet sitelerinde bu öneri “şirketinizin yenilenebilir enerji kaynağı kullanması için çaba harcayın” şeklinde geçiyor. Ne yazık ki Türkiye’de henüz rüzgar enerjisi, güneş enerjisi gibi kaynaklar çok yaygın kullanılmıyor. O nedenle enerjimizi henüz bu kaynaklar aracılığıyla elde etmek zor. Ama bu konuda bilgilenmek bile insana değişik bir bakış açısı kazandırıyor. Bozcaada’daki rüzgar güllerini görmek, adanın enerjisinin büyük bir kısmının buradan geldiğini bilmek insanı şaşırtıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye’de daha yaygın kullanılması için çalışan dernekler var, bu derneklerin internet sitelerini ziyaret edebilirsiniz. </p>
<p>4- Arabanızı paylaşın </p>
<p>Yurtdışında “carpool” adlı bir kavram var. Aynı yöne gidenlerin herbiri ayrı ayrı araç kullanmak yerine aynı araçta gidiyorlar. Bu araçlar için trafikte yol önceliği de tanınıyor. Türkiye’de de bu yöntem kullanılmaya başlandı. “Ortak araba” ya da “Araba paylaş” adlı internet sitelerinde sizinle aynı yöne giden araçların sahiplerini bulabiliyorsunuz. Bu sayede hem benzin parasından tasarruf edip hem de atmosfere daha az karbon salıyorsunuz. </p>
<p>5- Kullanmadığınız zamanlarda bilgisayarınızı kapatın </p>
<p>Kullanmadığınız zamanlarda bilgisayarı kapatmak 10 kat enerji tasarrufu sağlıyor. </p>
<p>6- Laptop kullanın </p>
<p>Ortalama bir laptop standard PC’lere oranla yüzde 10 daha az enerji tüketiyor. </p>
<p>7- Şarj edilebilir pil kullanın </p>
<p>Ofis araçlarında kullandığnız pilleri şarj edebilen pillerle değiştirin. “Kullan at piller” e oranla şarj edilen piller 32 kat daha az enerji tüketiyor. </p>
<p>8- Kaloriferinizi kapatın, daha kalın giyisiler giyin </p>
<p>Havalar soğuduğunda hemen kaloriferi açmak yerine giyisilerinizi kalınlaştırın. </p>
<p>9- Kağıt kullanımınıza dikkat edin </p>
<p>Kağıtların her iki yüzünü birden kullanın. Mümkün olduğunca geri dönüşümlü kağıt kullanın. </p>
<p>10- Bildiklerinizi ve yaptıklarınızı iş arkadaşlarınızla paylaşın.. İş’te dedikodu yapmak çok zevkli, dedikodu kaçamakları sırasında işyerinde aldığınız bu küçük önlemleri konuşmak değişik bir konu başlığı olabilir. Kulağa zevkli gelmese de, denemekten zarar gelmez. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/mutlakka-okumalisiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Doktorlarının  Başarısı</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/turk-doktorlarinin-basarisi/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/turk-doktorlarinin-basarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 17:53:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=396</guid>
		<description><![CDATA[Kayseri&#8217;de doğumdan kalma kalp rahatsızlığı bulunan ve 4 ayrı açık kalp ameliyatı olması gereken 15 yaşındaki hasta, tek operasyonla sağlığına kavuştu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mehmet-Yılmaz Öztaşkın Kalp Hastanesi&#8217;ne, ailesi tarafından kalp şikayeti ile getirilen 15 yaşındaki Ahmet Ofraz isimli hasta, Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilimdalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Ceyran ve ekibi tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri&#8217;de doğumdan kalma kalp rahatsızlığı bulunan ve 4 ayrı açık kalp ameliyatı olması gereken 15 yaşındaki hasta, tek operasyonla sağlığına kavuştu.<br />
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mehmet-Yılmaz Öztaşkın Kalp Hastanesi&#8217;ne, ailesi tarafından kalp şikayeti ile getirilen 15 yaşındaki Ahmet Ofraz isimli hasta, Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilimdalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Ceyran ve ekibi tarafından tedavi altına alındı. Yapılan muayene ve tetkikler sonunda hastada, doğumdan kalma 3 ayrı hastalıkla beraber, sonradan gelişmiş bir kalp hastalığı olmak üzere toplam 4 ayrı kalp hastalığı bulunduğu tespit edildi. </p>
<p>Nadir rastlanan bu durum üzerine, Doç. Dr. Hakan Ceyran ve ekibi, bir durum değerlendirmesi yaparak 15 yaşındaki Ofraz&#8217;ın ameliyat edilmesine karar verdi. Her biri 4 ayrı açık kalp ameliyatı gerektiren vakaya tek operasyon gerçekleştirildi. Başarıyla gerçekleştiren ameliyatın ardından Ofraz, yoğun bakım ünitesinde gözlem altına alındı. Doç. Dr. Hakan Ceyran, hastanın sağlık durumunun son derece iyi olduğunu bildirdi.</p>
<p>Operasyonla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Ceyran; &#8220;Ahmet Ofraz isimli hastanın yapılan muayenesi sonunda, doğumsal olarak 3 ayrı hastalıkla beraber sonradan gelişmiş 1 kalp hastalığı olmak üzere toplam 4 ayrı kalp hastalığı tespit edildi. Bunlar geniş ventriküler septal defekt (VSD), atriyal septal defekt (ASD), çift odacıklı sağ ventrikül (DCRV) ve sonradan gelişen aort kapak yetmezliği. Bu dört hastalık, aslında her biri tek başına açık kalp ameliyatını gerektiren hastalıklar. Olgumuzda 6 saat süren bir operasyonla tek seansta bu 3 doğumsal anomalinin tam düzeltme ameliyatı ile birlikte aort kapak replasmanını gerçekleştirdik. Başarılı bir operasyon oldu ve hasta problemsiz bir şekilde yoğun bakıma alındı.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>15 yaşına kadar kalp şikayetleri ile yaşayan ve geçirdiği operasyon sonrası sağlığına kavuşan Ahmet Ofraz, tedavisinin tamamlanmasının ardından hastaneden taburcu edilecek. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/turk-doktorlarinin-basarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cimbom Bomba Gibi Geliyor</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/cimbom-bomba-gibi-geliyor/</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/cimbom-bomba-gibi-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 17:46:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hayallerim_D</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.net/?p=390</guid>
		<description><![CDATA[Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, Yeni Sezon Hazırlık Çalışmalarını Bu Akşam Basına ve Taraftara Kapalı Olarak Yaptığı Antrenmanla Sürdürdü. Sarı &#8211; kırmızılı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Teknik Direktör Frank Rijkaard ve yardımcıları Johan Neeskens, Nezih Ali Boloğlu, Albert Roca ve Carlos Cuadrat yönetiminde, yerel saatle 17.30&#8242;dan itibaren başlayan çalışma yaklaşık 1 saat 10 dakika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, Yeni Sezon Hazırlık Çalışmalarını Bu Akşam Basına ve Taraftara Kapalı Olarak Yaptığı Antrenmanla Sürdürdü.</p>
<p>Sarı &#8211; kırmızılı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Teknik Direktör Frank Rijkaard ve yardımcıları Johan Neeskens, Nezih Ali Boloğlu, Albert Roca ve Carlos Cuadrat yönetiminde, yerel saatle 17.30&#8242;dan itibaren başlayan çalışma yaklaşık 1 saat 10 dakika sürdü. </p>
<p>Çalışma, ısınma ve açma germe egzersizleriyle başladı. Yeni sezon hazırlıklarına izinli oldukları için geç katılan milli oyuncular ile sakatlıktan yeni çıkan oyuncular Carlos Cuadrat yönetiminde salonda özel bir çalışma gerçekleştirdi. </p>
<p>Antrenmanın ana bölümünde ise diğer oyuncuların katıldığı taktik bir çalışma yapıldı. Kalecilerden Fırat Kocaoğlu ve Emirhan Ergün ise antrenör Nezih Ali Boloğlu yönetiminde çalıştı. Antrenman soğuma egzersizleri ile tamamlandı. Rahatsızlığı bulunan Emre Aşık ise dinlendirildi. </p>
<p>Bu arada Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, hazırlıklarını yarın saat 10:30&#8242;da basına açık, taraftara kapalı olarak yapacağı antrenmanla sürdürecek. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.net/2009/06/30/cimbom-bomba-gibi-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

