Haz 5

Siyah noktaları temizlemek için öneriler:Öyle ki bazı kadınların ciltlerindeki siyah lekeler kozmetik ürün kullanımına rağmen geçmez. İşte size mucizevi öneri; elma sirkesi. Yarım su bar­dağı suya, 3 çorba kaşığı kadar elma sirkesi ekleyip iyice kaynatın. Daha sonra ateşi kısın ve başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Bu şekilde yüzünüze 15-20 dakika buhar verin.

Daha sonra yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesiyle yüzünüzü silin. Bu işlemi haftada 2 kez tekrarlayabilirsiniz. Düzenli olarak yapılan işlem sonucunda siyah lekelerin yok olduğunu ve cildinizin parladığını göreceksiniz.

Siyah noktaların giderilmesi için diğer öneriler:

a) Birer tutam kırlangıç otu, ayrık otu bir kaba konularak üzerine beş bardak su ilave edilerek kaynatılır ve bir gece dinlendirdikten sonra siyah noktaların üzerine sürülür.

b) Birer tutam nane, yabani kekik yaprağı, ıhlamur bir ka­ba konulup yeteri kadar su ilave edilerek kaynatılır. Soğuduktan sonra siyah noktaların üzerine sürülür.

c) Bir adet çok olgun domates ezilir ve ince bir tülbentle süzülür. 1 tatlı kaşığı gliserin ve iki damla aselbent tentürü katılıp karıştırılarak şişeye doldurulup kullanılmak üzere saklanır. Cildin siyah noktalı kısımlarına bol miktarda sürülür.

May 22

Evde manikür nasıl yapılır tabi bütün bayanlara gerekli olan bir açıklama olacak bu:Gerekli Malzemeler:
· Kâğıt törpü (Metal törpü tırnaklara zararlıymış)
· İçine elinizi sokabileceğiniz ağzı geniş bir kâse
· Et makası
· Kâğıt havlu
· Aseton
· Oje
·Kolonya

Bu aletleri temin ettikten sonra manikürümüze başlayabiliriz:
1. Öncelikle eğer tırnaklarınızda oje varsa asetonlu pamukla tırnaklarınızı silin.
2. Tırnaklarınızı törpüyle şekillendirin. Tırnaklarınızı zayıflatabileceğinden törpüyü kenarlarına sürmemeye dikkat edin. Verilecek en uygun şekil elinize yakışandır.
3. Törpüleme işlemi bittikten sonra ellerinizi, kâseye koyduğunuz bulaşık deterjanlı/ sıvı sabunlu ılık suya batırın ve 5 dakika kadar bekleyin. Çıkardıktan sonra, elinizi kurulayın ve yumuşayan tırnak etlerinizi geriye doğru itin. Sonra, dikkatli bir biçimde et makasıyla tırnak etlerinizi temizleyin. Çok derine inmemeye dikkat etmelisiniz yoksa kanayabilirler. Aynı işlemi diğer elinize de uygulayın.
4. Ellerinize ve tırnaklarınıza kolonya dökün ki mikroptan arınsınlar.
5. Şimdi de tırnaklara renk verme zamanı. İstediğiniz bir ojeyi tırnaklarınıza sürün ve kurumaları için bekleyin. Eğer ojenin altına parlatıcı (cila) sürerseniz hem tırnaklarınız sararmaz hem de ojeniz daha uzun süre dayanır.
6. Son aşama olarak da makasınızı kolonyayla temizleyin..

May 22

Oje kurutucu olan flormar
Oje sürerken en sinir olduğum şey kurumasını beklemektir. Zaten her defasında da bir yerlere sürüp bozarım :) Geçenlerde parfümeriye gittiğimde Flormar’ın oje kurutucusunu (Flormar Quick Dry) gördüm. Pek umutlu olmadan denemek için aldım ama sonuçtan gerçekten çok memnun kaldım. Ojeyi sürüp üzerine de kurutucuyu sürünce 1 dakika içerisinde ojelerim kupkuru oldu :) Benim gibi bu dertten muzdarip olanlara tavsiye ederim :)
Flormar’ın sitesinde ürünle ilgili yazanlar;

“Ojedeki uçucu maddeleri çabucak buharlaştırarak, tırnaktaki ojenin hemen kurumasını sağlar. İçeriğindeki parfüm, tırnaklarda hoş bir koku bırakır.”

Ama eğer kendi yöntemlerinizle kurutmak isterseniz size önerim ojenizi sürdükten sonra ya soğuk suyun altına tutun ya da buzlu suyun içine sokun. Daha çabuk kuruduğunu göreceksiniz.

May 21

Güneşin kurutucu etkisi ve iyotlu deniz suyu yazın akneyi aklımızdan çıkarır. Ama sonbahar ve kış, aknenin çoğaldığı dönemlerdir. Pek çok şey aknenin türüne bağlı olsa da, ultraviyole ışınlarının etkisi cildi kurutup, yağ üretimini düzenliyor. Bu yüzden sonbahar ve kış aylarında da solaryuma girerek aynı etkiyi yaratabiliriz. Gençlerde görülen akne, ergenliğin ilk dönemlerinde, vücutta gelişim ve değişimler başladığı sırada ortaya çıkıyor. Bu durum, bir dizi hormonal dengesizliğe bağlı. Doğal olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yetişkinlerde de görülebiliyor. Örneğin, adet döneminde ortaya çıkan sivilceler bu tür bir dengesizlik sonucudur. Diğer bazı durumlarda ise, akne oluşumu, kortizon ya da B12 vitamini içeren ilaçlar, ya da dışarıdan uygulanan vazelin preparatları ve bitkisel yağların uzun süreli kullanımına bağlı.

TEMİZLİK NASIL OLMALI?

Cilt temizliği, sabahları derinin salgılarını harekete geçirmek; akşamları ise, gözeneklerde birikmiş kir zerreciklerinden kurtulmak için mutlaka yapılmalı. Cildinizin haftada 2-3 kez, tüm yağ kalıntılarını alacak bir maskeye de ihtiyacı vardır. Aynı zamanda cildi derinlemesine nemlendiren bir maske seçmeye özen gösterin.

10 DAKİKALIK BİR BUHAR BANYOSU

Haftada 1 kez, buhar banyosu hazırlayın: Gözeneklerin genişlemesini sağlayacağından, siyah noktalardan kurtulmanız kolaylaşacaktır. Başınızın üzerine bir havlu örterek, yarıya kadar kaynar su doldurduğunuz bir tencerenin üzerine eğilin. 10 dakika sonra, yüzünüzü kurulayın ve siyah noktaları sıkın. Bu işlemi yaparken, ellerinizin temiz olmasına dikkat edin. Parmak uçlarınıza sargı bezi sarıp noktaları sıkabilirsiniz. Ama sıkmakta zorlanırsanız fazla üstelemeyin. Cildiniz tamamen kuruduğunda tekrar buhara tutun. İşlem sona erdiğinde yüzünüzü bir tonikle dezenfekte edin.

HERKES İÇİN GEÇERLİ ÖNERİLER

Gençler arasında özellikle yaygın olan bu problemin çözümünde, cilt tipleri farklı olduğundan, kızların ve erkeklerin uygulaması gereken kürler de farklı. Ancak yine de, her iki cinsin de uyması gereken bazı kurallar var.

1. Doğru ve hijyenik temizlik: Cildi fazla hırpalamadan düzenli olarak yıkayın. Cildi fazla kurutmamak için pH değeri derinin doğal pH’ına yakın (5.5 civarında) bir temizleyici kullanılmalı. Daha da derinlemesine bir temizlik isteniyorsa, her 3-4 günde bir, gözeneklerde biriken yağ ve tozu alan kil maskesi uygulanabilir.

2. Beslenmeye dikkat: Çikolata ve şarküteri ürünleri sivilce yapar görüşü, çok yaygın fakat çürütülmüş bir iddia. Son araştırmalar, beslenmenin akne üzerinde doğrudan etkisi olmadığını gösterse de, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta var: Meyve ve sebze açısından zengin, sağlıklı beslenme cildin en önemli dostu.

3. İyi dinlenin: En iyi güzellik kürü uyku. Stresten uzak bir ortamda dinlenebilmek çok önemli. Özellikle gecede en az 7-8 saat uyumak şart. Uykunun hormonal aktiviteyi düzenlediği herkesçe biliniyor.

4. Ellerinizi yüzünüzden çekin: Cilde zarar vermeksizin yok edilebilecek siyah noktalardan farklı olarak, kançıbanları asla sıkılmamalı. Aksi halde, iltihaplı enfeksiyon, ardında bir yara ve iz bırakarak yayılabilir.

5. Uzmana görünün: Kış gelip de akneler belirmeden önce mutlaka dermatologunuzla görüşün. Çünkü, yaz aylarında kuruyup hassaslaşan cildiniz, tatil öncesinde uyguladığınız akne tedavisini tekrarlamanızdan zarar görebilir.

6. Bitki çayları da işe yarıyor: Her gün organizmayı temizleme özelliği taşıyan bir bitki çayı içmek cildinize faydalı olacaktır. Özellikle ıhlamur ve rezene içeren çayların çok yararını görürsünüz.

KIZLAR İÇİN BAKIM

Pudra ve allıktan uzak durun:
Cildi çabuk sivilcelenenler makyaj yapmaktan vazgeçmeli. Tabii biraz rimel ve bir parça ruja değil sözümüz. Herşeyden önce, hijyenik nedenlerle allık ve pudra kullanmaktan vazgeçmeli: Zaten aşırı salgılanan yağ ile dolmuş gözenekler, makyaj malzemeleri kullanılınca iyice tıkanıyor. Bunun yanında, estetik bir neden de var: Makyaj, kusurları gizlemek yerine çoğu kez daha da belirginleştiriyor.

Az yağlı bir fondöten seçin.
Makyajsız yapamayanlar hafif bir fondöten kullanabilir. Ancak, yağlı ciltler için özel olarak geliştirilmiş, siyah nokta oluşumuna neden olmayan (gözeneklerde birikecek madde içermeyen) bir malzeme seçilmeli.

Akne ve aşırı kıllanma:
Akne yanında aşırı kıllanmadan da şikayet eden genç kızlar, antiandrojen hormonlar içeren doğum kontrol haplarından faydalanabilir. Ancak bu hapların 16 yaşın altındakilerce alınması sakıncalı olacaktır.

ERKEKLER İÇİN BAKIM

Hijyene daha fazla özen: Ergenlik çağındaki erkekler, katıldıkları sportif faaliyetlerin yoğunluğu yüzünden, yaşıtları olan kızlardan daha fazla terlerler. Bu bakımdan, hijyene özel bir önem vermeleri şarttır. Terlemenin ardından yüzün mutlaka yıkanması ve akneye karşı dezenfektan uygulanması gerekli.

Erkeklere özel kozmetikler:
Bazı ilaç firmaları, akne tedavisi ilaçlarında, kızlar ve erkekler için ayrı formüller uyguluyor. Genç kızlara uygun olan ilaçlar daha hafif. Erkeklerin kendileri için hazırlanmış formülleri kullanmaları daha iyi sonuç veriyor.

Sık sık tıraş olun:
Sakal uzamaya başladığında, kıllar, akne iltihabının artmasına neden olabiliyor. Bu yüzden sık sık tıraş olmak gerekli.

Tıraş sonrası bakım:
Kullandığınız after shave parfüm içermemeli. Akneli cilt, after shavelerin içerdiği alkole karşı oldukça duyarlı. Akne kremlerinde az miktarda bulunan alkol, cildin pul pul dökülmesine ve kurumaya neden olabilir. En iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmek.Akne artık sorun değilAknelerin ilginç bir öyküsü var. Genellikle ergenlik çağındaki erkek ve kızların yüzleri sivilcelerle doluyor. Özellikle de delikanlı adayları tam karşı cinse ilgi duymaya başladıkları dönemde yüzlerinde beliren sivilceler yüzünden sıkıntı çekiyorlar. Ergenlik çağı sivilcelerine o dönemde vücuttaki hormon dengelerinin değişmesi neden oluyor. Akneler, yetişkinlerin de de en büyük sorunlarından biri. Yüzde, boyunda, omuzlarda ve sırtta çıkan sivilcelerden kurtulmak elbette mümkün.

Aknelerin oluşmasında yağlı cilt ve bakteriler etkili. Bu nedenle, aknelerden yakınan bir kişinin öncelikle hayvansal yağlardan uzak durması gerek. Bu arada bağışıklık sistemini güçlendiren yiyeceklere ağırlık vermeli. Yağ ve şeker miktarı fazla olan hazır yiyecekler, akneleri çok iyi besler. Derinin doğal koruyucu yağı olarak bilinen sebumun üretimini azaltır. Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmuş hazır et yemekleri aknelerden yakınan kişiler için zararlı. Buna karşılık bol bol yeşil sebze ve narenciye türü meyveler yenmeli. E vitamini alabilmek için de sıvı yağlar kullanılmalı.

Hormon dengesi
Aknelerin hormon dengesizliğinin bir sonucu olduğunu belirtmiştik. Vücuttaki hormon dengesini düzene sokmak için her gün lahana yenmeli. Bu sebze ayrıca bakterileri öldüren sülfür içerdiği için de aknelere karşı güçlü bir savunma silahı sayılıyor. Mango, kiwi ve ananas gibi tropikal bölge meyveleri de çok yararlı. Tuz katılmamış sebze suları, çiğ meyve ve sebzeler ve salatalarla beslenilmeli. Akne ciddi bir sorun olursa mutlaka bir deri uzmanına baş vurulmalı. Ancak gerekli önlemler alınırsa, aknelerden doktor tedavisine gerek kalmadan kurtulmak mümkün.

Tedavi mümkün
Cilt uzmanları, aknelerin her zaman tedavi edilebileceği kanısındalar. Aknelere karşı kullanılan antibiyotikler yararlı oluyor. Ancak rasgele bir antibiyotik kullanmak yanlış. Cilt uzmanının önereceği antibiyotikler etkili olur. Ayrıca cilt uzmanları, hormon ve A vitamini alınmasını önerebilirler. Yiyeceklerin aknelerin kesin nedeni oldukları iddia edilemez. Ama çikolata yedikten sonra yüzde sivilceler çıkarsa, yiyeceklerin de akne nedenleri arasında sayılması gerektiği söylenebilir.

Sizi aynalara küstüren o minik sivilcelere savaş açın. Pahalı kozmetik ürünleriyle değil basit önlemlerle bu sorundan kurtulun. Doğru önlemleri alırsanız, o sivilcelerden eser kalmayacak.

Savaşa başlayın
Aknelere karşı savaş açıldığı zaman şunlara dikkat edilmeli:
Her gün 500 mcg A vitamini alınmalı. Kızlarda Adet öncesinde ortaya çıkan aknelere karşı da adet kanamaları başlamadan 10 gün önce, her gün düzenli olarak 50 mg B6 vitamini alınması doğru olur. Bu arada cildi çay ağacı yağıyla temizlemeli ayrıca bir kase yoğurda bir çay kaşığı deniz tuzu ilave ederek bu karışım cilde sürülmeli. Banyodan ya da duştan sonra vücut sırt fırçası ya da keseyle temizlenmeli. Güneşin zararlarından söz ediliyor ama aknelere karşı güneş banyosunun son derece yararlı olduğunu belirtelim. Güneşteki mor ötesi ışınların akneleri yok ettiği biliniyor

May 20
hidroterapi nedir
icon1 Admin | icon2 kadınca | icon4 05 20th, 2008| icon3No Comments »

Çevremizde bulunan, her an gördüğümüz bazı maddeler hastalıklarımızın tedavisinde ciddi şekilde yardımcı olabilir. Bunlar keşfedilmeyen doğal ilaçlardır.
Dünyanın beşte dördü ve bedenimizin üçte ikisinin suyla kaplı olduğunu düşünürsek. Suyu çevremizde keşfedilemeyen doğal tedavi yöntemi olarak görebiliriz. Örneğin yüzme doğal tıp uzmanları tarafından fiziksel terapi olarak görülmektedir.
Bir takım hastalıklarda ve açık yaralarda suyun tedavi edici etkisi olabilir. Suyun en faydalı yönüde vücuda kazandırdığı enerjidir. Vücudunuzun sadece bir bölümünde su terapisi uyguladığınızda bu etkisini diğer bölgelerde de gösterebilmektedir. Vücutta bulunan tüm organların hatta hücrelerin vücudu toksinlerden temizleyebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Su vücut ısısını dengede tutar.
Hidroterapinin ana maddelerini hareket ve tepki yasası oluşturmaktadır. Sıcak bir duş aldığınızda vücudunuz ısındığından kan aşağı doğru ilerler ve en uçta olan damarlara ulaşır. Soğuk suda sıcak suyun tam tersi tepki gösterir. bu defa kan yukarı doğru harekete geçer.
Suyun vücut üzerinde yarattığı etki ısısına göre değişir. Soğuk su enerji verir ve canlılık getirir. Vücuttan toksinleri atar, ateşi düşürmek içinde soğuk su faydalı olacaktır. Idrar yollarını açmakta, ağrıları dindirmekte ve kabızlık içinde soğuk su kullanılabilir. Buz ya da buzlu sularda kanamaları dindirir ve vücudun darbe almış bölümlerinde oluşabilecek olan şişlikleri önler.
Sıcak su vücudun rahatlamasını sağlar. Ağrılarda ve kızarıklıklarda da sıcak su kullanılması tavsiye edilir.
Ardı ardına yapılam sıcak ve soğuk banyolar kan dolaşımını hızlandırır. Sıcak su buharının gözenekleri açtığı, terlemeyi artırdığı ve göğüsteki kan basıncını da hafiflettiği görülmüştür.

Uygulaması
Su beden ağrılarını dindiren ve deriyi soğutan bir anestetiktir. Karnınızda oluşan krampları dindirmek için kompres uyguladığınızda yararını kısa süre içinde görürsünüz. İdrar üretiminizin artması için soğuk su içebilir ya da belinize sıcak kompres uygulayabilirsiniz. Vücudunuzdan toksinleri arındırmak için hamama, saunaya gidebilir,jenital bölgeyi su ile yıkayabilir ya da bol su içebilirsiniz. Kuvvet kazanmak istediğinizde soğuk su ile banyo yapmalısınız. Rahatlamak için ise ılık banyo yapmanız gerekecektir.
Hidroterapi yöntemleri hastalığın oluştuğu bölgeye göre değişir. Su sıcak ılık ya da soğuk olabilir. Suyun ısısı sürekli değişim gösterebilir. Basınç da değişebilir. Banyo süresi uzun ya da çok kısa olabilir. Masaj için kullanılan araçlar değişebilir. Örneğin kese ya da sünger kullanılabilir. Suya özel otlar, tuz hatta çamurda karıştırılabilir.
Rahatsızlıklarınıza göre aşağıdaki terapi yöntemlerini kullanabilirsiniz:
Isırganotu/Rezene: Ciltteki pürüzleri yok eder.
Biberiye: Kan dolaşımını uyarır.
Sarı papatya: Cildi pürüzsüzleştirir, gözenekleri açar; uykusuzluk ve hazımsızlık problemlerini çözer.
Çamözü: Terlemeyi hızlandırır, cildi yumuşatır, kızarıklıkları geçirir.
Zencefil: Kasları gevşetir, cildi renklendirir, dolaşımı hızlandırır.
Elma sirkesi: Güneş yanıklarının verdiği acıyı ve kaşıntıyı giderir. Rahatlamayı sağlar.
Adaçayı: Ter bezlerini uyarır.
Yulaf: Kaşıntı, kurdeşen, rüzgar yanıkları, güneş yanıklarında olumlu sonuçlar verir.
Soda/ Mısır nişastası/ Boraks: Yararlı bir antiseptiktir.
Sülfür: Aknelere iyi gelir.
İngiliz tuzu: Kasları gevşetir, nezleye iyi gelir, terlemeyi hızlandırır.
Ölü deniz tuzları: Yaralanmalardan sonra vücudu yeniler.
Tuz: Rahatlatıcıdır.
Kepek: Kaşıntılara iyi gelir, cildi yumuşatır.
Küçük hindistancevizi ağacı tohumu: Terlemeyi sağlar.
Bu bitkilerin tümünü aktarlardan rahatlıkla bulabilirsiniz. Oldukça ucuz ve kolay olan bu tedavi yönteminin yararlarını kısa sürede içinde göreceksiniz.

May 20
shiatsu nedir?
icon1 Admin | icon2 kadınca | icon4 05 20th, 2008| icon3No Comments »

Shiatsu Uzakdoğu’da 5000 yıldan beri süregelen Çinlilerin Anma masajıyla akupunkturun birleşiminden oluşan bir masaj etkinliğidir. Shiatsu yerde bir şilte üzerinde, kıyafetler çıkarılmadan yapılan bir masaj yöntemidir. Hiçbir yan etkisi bulunmayan Shiatsu her yaşa uygulanabilir. Shiatsu yaklaşık olarak 700 akupunktur noktasına parmak ucu, el ayası, dirsek ve ayak tabanı kullanılarak değişik süre ve baskı teknikleri uygulanarak yapılır. 1,5 saat süren seansların sonucu olarak 3 gün maksimum etkisi hissedilir.Shiatsu; kan ve akkan, lenf dolaşımını düzenleyici, hormonların ve salgı bezlerinin çalışmasının pozitif etkileyici özelliğe sahip olup vücuttan toksinlerin kolay atılmasını sağlar, :-):-):-):-)bolizmayı hızlandırır ve böylece fazla kiloların verilmesine yardımcı olur. Zihnen ve bedenen derin bir dinlenme sağlar, uyku kalitesini arttırır. Vücuttaki organların enerjileri düzenlenirken varsa tıkanıkların giderilmesine de yardımcı olan Shiatsu, düzenli uygulandığında vücudun bağışıklığını arttırır. Dolayısıyla hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir. Çocuklara yapılan Shiatsu ile uyku problemlerini, kabızlık, hazımsızlık, hırçınlık, sinirlilik, stres, depresyon, baş ağrısı, migren ve bunun gibi şikayetleri giderilebilir. Bağışıklık sistemlerini güçlendirir.Shiatsu Uygulayıcısı: Cihan Karabulut..

May 20
sıcak taş masajı
icon1 Admin | icon2 kadınca | icon4 05 20th, 2008| icon3No Comments »

Sıcak Taş Terapisi, ısıtılmış taşlar kullanılarak ısının bedenin derinlerine nüfuz ettirilmesini sağlayan bir masaj terapisidir. Masaj, ısıtılmış ve soğutulmuş volkanik lav (bazalt) taşlarıyla özel bir teknik uygulanarak yapılır.
Sıcak Taş Terapisi, 1993 yılında Arizona’da Mary Nelson Hannigan tarafından geliştirilmiştir. Mary Hannigan bu masaj tekniğini 1999 yılında Avrupa’da ilk kez İngiltere’de öğretmeye başlamıştır.
Sıcak Taş Terapisi, uzun süre ısıyı üzerinde tutma özelliğine sahip volkanik lav (bazalt) taşları ile yapılır. Bu pürüzsüz, parlak ve değişik boylardaki yassı taşlar su içerisinde ısıtılırlar.

Sıcak Taş Terapisi Nasıl Uygulanılır?
Sıcak taşlar, terapist tarafından masaja başlamadan önce vücudun belli kilit noktalarına yerleştirilir. Böylece, daha masaja başlanmadan, taşların ısısı kasların derinlerine nüfuz eder ve “Termoterapi” özelliğinden yararlanılmaya başlanır. Ardından aromatik öz yağlardan da faydalanılan masaj uygulanır. Taşlardan emilen ısı, kan dolaşımının hızlanmasını ve dolayısıyla kasların, dokuların ve hücrelerin daha çok oksijenle beslenmesini (Termoterapi) sağlar. Ayrıca lav taşlarının su içinde ısıtılması nedeniyle, suyun terapi özelliğinden de (Hidroterapi) yararlanılır. Sıcak taşlarla yapılan bir ovma hareketi, taşların sıcaklığı ile kan dolaşımını anında harekete geçirmesinden dolayı, normal bir masajdaki on ovma hareketine eşittir.

Sıcak Taş Terapisi’nin Özellikleri Nelerdir?
Sıcak Taş Terapisi’inde, hava, su, ateş ve ‘Toprak Ana’nın enerjisinden; aslında onun bütün elementlerinden yararlanılır. Bu, Sıcak Taş Terapisi’nin çok kendine özgü tekniği sayesinde gerçekleşir. Volkanik lav (bazalt) taşlarının enerjisi bize, doğayla içiçeymişiz duygusunu verir. Bu nedenle, terapi sonunda kişi fiziksel, duygusal ve zihinsel rahatlık, dinginlik kazanır; baştan ayağa arınmış hissederek kendi doğasına döner.

Sıcak Taş Terapisi’nin Faydası Nedir?
Sıcak Taş Terapisi’nin periodik olarak uygulanması, kronikleşmiş sıkıntılar üzerinde etkili olmaktadır. Sıcak Taş Terapisi’nin faydası, yalnızca tanımlanan sorunun giderilmesiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda fiziksel, duygusal ve zihinsel anlamda da enerji verir; kısacası terapi gören kendisini, baştan ayağa arınmış hisseder. Sıcak Taş Terapisi, kendi doğasına dönmek isteyen birisi için dengeli bir yoldur.

Sıcak Taş Terapisi nelere iyi gelir?
Sıcak Taş Terapisi, periyodik olarak uygulandığında, kronikleşmiş sıkıntılar üzerinde de çok etkilidir. Sıcak Taş Terapisi, aşağıdakiler de dahil pek çok durumda yardımcı olabilir:
· Kas, kemik ve eklem sorunları; bel ve sırt ağrısı
· Spor yaralanmaları
· Stres kaynaklı sorunlar; stres, gerginlik
· Uykusuzluk
· Başağrısı
· Kadın sağlığı; regl sıkıntıları
· Sancılı regl ağrıları, aşırı kanama,
· Hamilelikteki sorunlar; bel ve sırt ağrıları, rahatlama
· Solunum, dolaşım, sindirim sorunları

Nis 29

Kadınlarda adet ağrıları nasıl olur ve çözümleri nasıldır bu yazımızda bulabileceksiniz..
Adet ağrılarının (dismenore), birincil (Primer)ve ikincil (sekonder) olmak üzere 2 nedeni vardır. Birincil sebepler; genellikle buluğ çağında ortaya çıkar. Ağrının sebebi, ovulasyonu (yumurtlamayı)takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan (adet kanaması) ve özellikle regl döneminde vücuttan salgılanan Prostoglandin f2 &(alfa işareti) denilen maddedir.

Tedavide de, bu aracı maddelerin oluşumunu engelleyen ağrı kesiciler kullanılır. Adet sancısı ile yumurtlama arasında yakın ilişki vardır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılması, adet sancısını da sorun olmaktan çıkarabilir. Ancak ağrılar çok şiddetliyse ve başka jinekolojik belirtiler de eşlik ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır. Bu muayenenin amacı, adet sancısının, farklı bir nedenle ortaya çıkıp çıkmadığını saptamaktır. Burada da genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen ikincil (sekonder dismenore) adet ağrısı dediğimiz sebepler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenler ise:

* Endometriozis (Rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede de bulunması)
* Rahim ağzında darlık
* Rahim tümörleri
* Rahmin farklı pozisyonlarda olması
* Rahim ve komşu organların iltihabi hastalıkları
* Psikolojik sebebler olarak sayılabilir.

Bazı kadınlar, bu periyodu rahat ve ağrısız bir şekilde atlatırken, bazıları acıdan kıvranır. Kişiden kişiye ağrının derecesi farklılık gösterir. Nedeni de önceden belirtmiş olduğumuz gibi ağrıyı (dismenore) oluşturan tüm sebeplerin bir arada olma sıklığıdır. Adet ağrısı, kramp tarzında, bele ve kasıklara, bazen bacaklara vurabilen şiddetli bir ağrıdır. Bir de bazı kadınlarda adet ağrısına bulantı, kusma, sinirlilik, kabızlık, ishal, sık idrara çıkma gibi şikayetler de eklenebiliyor.

Birincil adet ağrısının önlenmesine yönelik kişisel olarak alınabilecek bazı önlemler vardır: Adet kanaması öncesinde veya esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması ve uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yapar. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir. Sancıyı, ilaçlara gerek kalmadan hafifletmenin yolları, fizik tedavi yöntemleri, spor, ılık su banyoları olabilir. Ama bunlar yöntemlerden birkaçıdır, herkeste etkili olmayabilir veya başka önereceğimiz tıbbi yöntemlerden daha etkin olabilir.

Bu dönemlerde gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak hayatımızı her zaman ki rutininde, problemsiz bir biçimde sürdürmek için bu dönemin problemlerini algılamak ve gereğini yapmayı düşünmek öncelikli davranış olmalıdır. Bu dönemi zoraki ızdırap ve mutlaka çekilmesi gereken bir eziyet dönemi olmadığını kabul etmek gerekir. Hayatın rutininde önemsiz gibi gözükür ama kadınlar işe, okula gidemez (% 45 ‘inde orta ve ciddi dismenore vardır) ve ciddi kayıpları olur. Kısacası kadın için zor bir dönemdir. Bu konu o kadar önemli hale gelmiştir ki bizi kliniğimizde “Adet Ağrıları Merkezi” kurarak olayı çok ciddi ve Multidisipliner bir bakış açısı getirmemizi gerektirmiştir. Bu konuda kadının mutlaka doktoruna danışması, problemsiz bir hayat için gereklidir.

Adet dönemiyle ilgili yanlış inanışlar

Adet dönemiyle ilgili hurafeler sonucunda ortaya çıkan uygulamalar var. Adet döneminde saç boyatmak hatta banyo yapmamak gibi…Bunların bir çoğunun doğru olmadığını biliyoruz ama sonuç olarak bu dönemlerde kadın vücudunda gerçekleşen kimyasal bir değişim söz konusu.

İlkel toplumlarda adet gören kadın kirli kabul edilip tecrit edilirmiş. Eğitim düzeyi arttıkça bu yanlış bilgiler de yok olmaktadır. Sonuçta bu dönemde özellikle hormonal değişimlerin çok olduğu ve bunun da özellikle psikolojiyi çok etkilediği bir gerçektir. Evet gerçekten yapılmaması gereken şey bu dönemi yaşayan kadınların, eşlerinin veya yakınlarının anlayışsızlığıdır. Lütfen biraz anlayış!…

Regl döneminde cinsel hayat

Regl döneminde cinsel hayatı nasıl düzenlemek gerektiği de merak edilen konulardan biri.
Cinsel hayata ara vermek gerekmez, ama önce hijyen!… Hayat sizin onu iyi yönetin.

Toparlamak gerekirse adet dönemi ve ağrılarını önemsemek gerekir. Ağrılı adet görme nedenleri araştırılmalıdır. Ağrılı adetin “birincil” ya da “ikincil” olup olmadığı belirlenmelidir. İkincil dismenore söz konusu ise altta yatan neden ortadan kaldırılmalıdır. Bu süreçte hekimlerin kontrolünde açığa kavuşturulması gereken bir süreçtir. Öncelikli olarak erkekler, lütfen biraz anlayış. Sonra kadınlar, lütfen kesinlikle hijyen..

Nis 21

Hormonal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.

Kirpiklerin görünüşü

Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.

Cildiniz parlıyorsa

Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

Gözlerdeki şişlik

Sabahları uyandığınızda gözleriniz kızarmış ve şişmişse uyudunuz odayı havalandırmalısınız. Daha sonra ise rahatlatıcı losyona batırdığınız pamuğu gözlerinizin üzerinde en az 10 dakika bekletin.

Aseton kullanımı

Asetonlu pamuğu tırnağınız üzerine sürtmek tırnaklar için çok sakıncalıdır. Bunun için pamuğu bir kaç saniye tırnağın üzerinde beklettikten sonra tek hareketle ojeyi çıkarabilirsiniz.

Yumuşak eller

El kreminin cildinize daha iyi nüfus etmesini istiyorsanız; ellerinizi içi sıcak su dolu bir tencerenin üzerinde tutun. Böylece cilt üzerindeki gözenekler açılacak ve krem cilde kolay nüfuz edebilir.

Mat dudaklar için

Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Farların kullanımı

Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz

Nis 21

Düzenli bir vücut bakımıyla cildinizi pürüzsüz, esnek ve yumuşak tutabilirsiniz. Bu bakımda duş jelleri, peeling ürünleri ve nemlendiriciler en büyük yardımcınız olacak

Pürüzsüz bir cilde sahip olmak tüm kadınların ortak isteği. Cilt sağlıksız beslenmeden strese ve uyku bozukluklarına kadar pek çok faktörden olumsuz etkilenebiliyor. Aşırı kuruluk veya yağlanma da ciltte gerginliklere veya pürüzlenmeye neden olabiliyor.

Temizleyici bakım ürünleri düzenli kullanım sonrası daha pürüzsüz ve esnek bir cilt vaat ediyor. Bu bakım ürünlerinin pek çok destekleyici ürünü de var.
Uzmanlar standart bir cilt bakımını üç aşamada topluyor: Temizleme, arındırma ve nemlendirme.

Hemen her kozmetik markası bir duş jeline sahip. Jeller vücudun genel temizliğini gerçekleştiriyor. Temizleme özelliği açısından markalar arasında genelde bir fark yok. En büyük fark kokuları. Kendinize uygun duş jeli seçerken kokusuna bakarak alabilirsiniz.

Tanecik yapılı peeling ürünleri vücudun ölü derisini arındırmaya yarıyor. Gözenekleri açarak hem derinin nefes almasına hem de ardından kullanılacak vücut ürünlerinin daha kolay emilmesine yardımcı oluyor. Vücudun pürüzsüzleşmesinde en büyük pay peeling’in. Peeling’i haftada bir veya iki defa duş sırasında nemli vücuda masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Nemlendiriciler gerginliği azaltıp vücudun esnekliğini artırıyor. Genelde bitkilerin çekirdek yağlarından hazırlanıyorlar. Erken yaştan itibaren düzenli olarak nemlendirici kullanmak olgun ciltlerde görülen kırışıklık problemini önemli ölçüde azaltıyor. Kullandığınız parfümün nemlendiricisi varsa onu seçin. Parfümünüzün etkisini artırmada yardımcı olduğu söyleniyor.

Nemlendiriciler

Yaşlılık belirtilerini azaltıcı

Estee Lauder’ın vücut nemlendiricisi Re-nutriv Smooting Body Creme
bitkisel yağlarla yüksek teknolojinin birleşiminden oluşuyor. Ürün içerdiği yağlar sayesinde nem tutma ve sıkılaştırma özelliğine sahip. Düzenli kullanıldığı takdirde yaşlılık belirtilerini azalttığı iddia ediliyor.

Birbirini tamamlayan üç ürün

Birbirinin ardı sıra uygulanacak

La Mer’in bu üç ürünü belli başlı cilt problemlerine çözüm vaat ediyor. Vücut serumu ciltteki renk değişimini düzenliyor. Losyon cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor. Ve mavi su yosunlu krem ise vücudu sıkılaştırıyor.

Nemlendirici süt

Biotherm’in kurumaya karşı vücut sütü Lait Corporel yıpranmış ciltlere karşı üç açıdan onarma sağlamayı vaat ediyor: Cildin koruyucu katmanını güçlendirmek, esnekliğini artırmak ve pürüzsüz bir dokunuş kazandırmak. Akışkan kıvamından dolayı ürün cilt tarafından hızla emilebiliyor.

Vücut peeling’i

Elmas, inci ve quartz tozu

La Prairie’nin Cellular Micro Dermabresion Creme’i düzenli kullanıldığı takdirde cildi yenilemeyi vaat ediyor. İçeriğindeki doğal elmas, tatlı su incileri ve quartz kristalleri tozu sayesinde ölü deriyi soyuyor. İlk beş gün art arda kullanılan ürün daha sonra haftada bir kullanılıyor.

Volkanik kum tanecikleri

Thalgo’nun Deep Sea Peeling’inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize koku yayıyor.

Bitkisel yağlar

Dermalogica diğer duş jelleri gibi derin bir temizlik vaat ediyor. İçeriğinde çok sayıda bitkisel yağ var. Çay ağacı, limon ve okaliptus yağları cildi arındırmaya yarıyor. Sandal ağacı, lavanta ve portakal ise cildinizi nemlendirmeyi ve yoğun kokularıyla zevk vermeyi amaçlıyor.

Feminen kadınlar için

Tommy Hilfiger’in duş jeli Dreaming aynı adlı parfümün yan ürünü. Tasarımcısı bu ürünün feminen yanlarını keşfetmiş kadınlar için olduğunu söylüyor. Jelin hakim kokusu şeftali. Ayrıca amber çiçeği, frezya ve sümbülteber de kullanılmış.

Volkanik kum tanecikleri

Thalgo’nun Deep Sea Peeling’inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize koku yayıyor.

Nemlendiricili duş jeli

Philip B.’nin duş jeli Chai Latte tüm cilt tipleri için uygun. Bu ürün zencefil, tarçın, kakule gibi baharatlarla kokulandırılmış.

MİLLİYET PAZAR